Şekilli, dolgun ve estetik dudaklar birçok kadın için yüz estetiğinin en önemli parçalarından biridir. Dudak kontürü dolgusu dudaklara daha kadınsı bir görünüm kazandırır ve kişinin kendisini psikolojik açıdan da daha iyi hissetmesini sağlar. Dudak kalınlığı kişiden kişiye değişir. Genetik etkenler dudak kalınlığı üzerinde etkili olmaktadır. Dolgun dudaklar her daim estetik trendler arasında yer almıştır. Pek çok kadın makyaj uygulamaları ile dudaklarını daha kalın ve dolgun göstermek ister. Ancak dudak kontürü dolgusu ile daha kalıcı ve estetik sonuçlar elde etmek mümkündür. İstanbul’da hastalarına ve danışanlarına hizmet veren Medikal Estetik Uzmanı Dr. Lida Çiteli dudak kontürü dolgusu hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı.
Dudak Kontürü Dolgusu Nedir?
Dudak kontürü dolgusu dudakların yeniden biçimlendirilmesini, daha estetik ve sağlıklı bir görünüm kazanmasını sağlayan bir medikal estetik tedavisidir. Hyalüronik asit bazlı dolgu malzemesi kullanılarak gerçekleştirilen bu işlemle dudak çevresi ve dudak çizgi hattı belirgin hale getirilir.
Dudak Kontürü Dolgusu Uygulaması Kimlere Yapılabilir?
Diğer medikal estetik tedavileri gibi dudak kontürü dolgusu da 18 yaş üzeri bireylere uygulanır. Gebelik ve emzirme dönemindeki annelere bu işlem uygulanmaz. Dudak kontürü dolgusu;
- Hacim kaybı yaşayan, düzleşen ve incelen dudaklara
- Çizgilerin belirginliğini kaybettiği dudaklara
- Dudak kenarları aşağı doğru sarkan ve bu yüzden üzgün bir yüz ifadesi olan kişilere
- Dudak asimetrisinin bozulduğu durumlarda
- Dudak renginin canlılığını yitirdiği durumlarda
- Diş hastalıklarından dolayı dudak yapısı zarar gören kişilere
- Dudak ve burun arasındaki mesafenin fazla olduğu durumlarda uygulanabilir.
Dudak Kontürü Dolgusunun İçeriği Nedir?
Dudak kontürü dolgusu işleminde kullanılan etken madde hyalüronik asittir. Bu asit vücutta doğal olarak bulunan, biyo uyumluluğu yüksek ve fazla miktarda sıvı tutma yeteneği olan bir maddedir. Arzu edilirse eritilebilen bu madde herhangi bir yan etki göstermediği için dolgu tedavilerinde sıkça tercih edilir.
İdeal ve Güzel Bir Dudak Kontürü Dolgusu Nasıl Olmalıdır?
İdeal bir görünümden söz edilemez. Her insanın yüz anatomisi, güzellik algısı ve gereksinimleri farklıdır. Burada hastanın ihtiyaç ve beklentilerini karşılayacak, yüz estetiğine zarar vermeyecek ve estetik bütünlüğü sağlayacak sonuçlar hedeflenmelidir.
Dudak Konturu Dolgusunda Başarıyı Etkileyen Faktörler Nelerdir?
- Tedaviyi gerçekleştirecek hekimin uzmanlık ve deneyimi
- Hastanın beklentilerinin ve ihtiyaçlarının doğru analiz edilmesi
- Kişiye özel bir tedavi planlamasının hazırlanması
- Tedavinin klinik koşullar altında gerçekleştirilmesi
- Kişiye uygun bir dudak kontürü tasarımının hazırlanması
Dudak Kontürü Dolgusu Nasıl Yapılır?
Hyalüronik asit bazlı dolgu materyali planlandığı gibi kişinin dudak çevresine eşit biçimde enjekte edilir. Bu sayede dudak çevresi belirginleştirilir. Tedavide herhangi bir iz kalmaz. Enjeksiyon işlemi on ila on beş dakika içerisinde tamamlanabilir. Dudak kontürü dolgusu kişiden kişiye değişmekle birlikte 6 ila 12 ay içerisinde etkisini yitirir ve eski haline döner. Bu sürenin ardından tedavi tekrarlanabilir.
Dudak Kontürü Dolgusu Ağrılı Bir İşlem Midir?
Dudak kontürü dolgusu öncesinde enjeksiyon bölgesi topikal anestezik kremlerle uyuşturulur. Tedaviden yaklaşık 40 dakika önce anestezi işlemi uygulanır ve kişi işlem sırasında herhangi bir rahatsızlık veya ağrı hissetmez. Konforlu bir tedavi deneyimi yaşanır.
Dudak Kontürü Dolgusu ile Dudağa İstenilen Şekil Verilebilir Mi?
Tedavinin ardından dudak hattının hafif dışa dönük şekilde belirginleşmesi sağlanır. Burada abartılı müdahalelerden kaçınılması, doğal ve estetik bir görünümün amaçlanması gerekir. Üst dudağın kalp şeklindeki bölümü bir miktar yükseltilir ve dudak hattı belirginleştirilir.
Dudak Kontürü Dolgusu Uygulaması Öncesi ve Sonrasında Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?
- İşlem öncesinde uzman doktorunuza danışmalı ve tedavinin beklentilerinizi karşılayacağından emin olmalısınız.
- Bunun yanı sıra kullandığınız ilaçlar hakkında doktorunuzu bilgilendirmeniz gerekir.
- Eğer enjeksiyon bölgesinde aktif bir enfeksiyon söz konusu ise tedaviyi ertelemeniz gerekir.
- Enjeksiyondan sonra iki saat kadar bir şeyler yemekten kaçınmalı, aşırı sıcak içeceklerden uzak durmalısınız.
- Bir süreliğine duş almamalı ve bölgeye kozmetik ürünler uygulamamalısınız.
- Tedavinin ardından geçici ödem ve morluklar oluşabilir. Ancak bunlar geçici ve normal etkiler olduğu için endişe etmemeniz gerekir.
Dudak Kontürü Dolgusu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Dudak Konturu Dolgusu Yaptırdıktan Sonra Neler Olur?
Dudak kontürü dolgusu ile dudak hattı belirginleşir. Dudaklar üzerinde oluşan kırışıklıklar giderilir. Daha genç ve sağlıklı bir görünüm kazanılır. Dudak bölgesi dolgun ve estetik bir görünüme kavuşur.
Tedavinin kesin sonuçlarının görülmesi üç ila dört hafta alabilir. Eğer bu sürenin ardından arzu edilen dolgunluk elde edilemezse tedavi revize edilebilir.
Dudak Kontürü Dolgusu Uygulaması Ne Kadar Kalıcıdır?
Dudaklar yapısı ve işlevi gereğiyle hareketli bir bölgedir. Buna karşın dudak kontürü dolgusu 9 ila 12 aya kadar kalıcılığını sürdürebilir. Sonrasında da tekrarlanabilir. Ancak dolguların kalıcılığı kişisel faktörlere ve yaşam tarzına göre farklılık gösterebilir.
Dudak Kontürü Dolgusu Faydaları ve Avantajları
Dudak kontürü dolgusu dudakların şeklini belirginleştirir. Bunun yanı sıra:
- Hyalüronik asit ile yapıldığı için güvenli bir tedavidir. Sonuçlardan memnun olunmazsa revize edilebilir hatta dolgu eritilebilir.
- Cerrahi bir işlem değildir ve herhangi bir kesi açılmasını gerektirmez.
- Dudaklardaki etkisi tedavinin hemen ardından görülmeye başlar.
- Dudaklar parlak, dolgun ve canlı bir görünüm kazanır.
Dudak Kontürü Dolgusu İşlemin Riskleri ve Komplikasyonları
Az riskli ve güvenli bir tedavi prosedürüdür. Buna karşın olası riskler şu şekildedir:
- Dudaklarda morlukların görülmesi
- Yapay bir görünüm oluşması
- Sonuçların hastanın beklentileriyle uyuşmaması
- Asimetrik bir görünüm oluşması
Ancak uzman ve deneyimli bir medikal estetik doktoru tarafından, klinik koşullarda gerçekleştirildiğinde bu riskler minimal düzeydedir.