Yaşımız ilerledikçe burun kenarlarında bulunan nazolabial çizgilerimiz daha da belirginleşir. Yüzümüze üzgün ve yaşlı bir görünüm katar. Fakat nazolabial çizgilerden kurtulmak için hem evde uygulanabilecek çözümler hem de profesyonel tedaviler mevcut. Burun kenarlarından başlayarak ağız köşelerine doğru uzanan bu doğal yüz kıvrımları halk arasında gülümseme çizgileri olarak da anılır. Bu bölge yüzümüzün en çok hareket eden bölgelerinden biridir. Gülümsediğimizde, kahkaha attığımızda veya konuştuğumuzda yanaklarımız yukarı yönde hareket eder. Ve burun çevresinde bulunan bu hat görünür hale gelir. Bu çizgiler genç yaşlardan itibaren yüz anatomimizin doğal bir parçası haline gelir. Ancak gençken çok yumuşak olan bu hat, yaşımız ilerledikçe giderek daha derin hale gelir. Nazolabial çizgilerle mücadele etmenizi sağlayacak çözümleri İstanbul’da hastalarına ve danışanlarına hizmet veren medikal estetik hekimi Dr. Lida Çiteli sizler için derledi.
Nazolabial çizgiler neden oluşur?
Nazolabial çizgilerin meydana gelmesinde rol oynayan en önemli faktör zaman içerisinde cildin destek dokusunu kaybetmesidir. Cildin elastin ve kolajen üretimindeki azalma, cildin eskisi kadar esnek ve sıkı kalamaması sonucunu doğurur. Yüzdeki doğal katlanma alanları daha kolay belirginleşir.
Yanak bölgesinde yaşanan hacim kayıpları da nazolabial çizgilerin belirginleşmesinde önemli rol oynar. Orta yüz bölgesi giderek daha az dolgun görünür. Burun kenarı ve ağız çevresindeki geçiş de giderek daha da keskinleşir. Yanakların verdiği desteğin azalması nazolabial hattın daha çok öne çıkmasına yol açar. Bunun neticesinde yüzünüz daha yorgun veya üzgün bir ifadeye bürünür.
Mimik kullanımı da nazolabial çizgilerin belirginleşmesinde etkili olmaktadır. Gülümsemek, konuşmak, mimikleri aktif şekilde kullanmak bu bölgenin sık sık hareket etmesine yol açar. Tek başına mimik yapmak yüzde çizgi oluşmasına neden olmasa bile elastikiyet kaybı hareketlerin izinin kalıcı olmasına yol açar.
Cildimizi olumsuz etkileyen dış etkenler arasında en önemlilerden biri de güneş hasarıdır. Güneşin UV ışınları cildin kolajen kaybını hızlandırır. Cilt giderek daha ince, kuru ve elastikiyetini kaybetmiş bir hale gelir. Güneş koruması ihmal edildiğinde çok daha erken yaşlarda nazolabial çizgilerle karşılaşmak mümkün olur.
Söz konusu cilt olduğunda en önemli faktörlerden biri de genetik özelliklerdir. Bazı insanların nazolabial hattı doğal olarak daha güçlü olabilir. Kişinin kemik yapısı, cilt kalınlığı, yanak hacmi ve genel mimik alışkanlıkları söz konusu çizgilerin ne kadar erken oluşacağını veya ne kadar derin görüneceğini etkiler.
Nazolabial çizgiler için evde neler yapabilirsiniz?
İlk olarak evde yapılan bakım uygulamaları ile nazolabial çizgilerin görünümünü tümüyle ortadan kaldıramayacağınızı belirtmemiz gerekir. Fakat cilt kalitesini arttırmak nazolabial hattın daha yumuşak ve dengeli görünmesini sağlayabilir. Bu yüzden cilt bakımı ihmal edilmemelidir.
Evde uygulayacağınız cilt bakım rutini için ilk adımınız güneşten korunmak olmalı. Geniş spektrumlu, yüksek SPF değerli bir güneş koruyucuyu yıl boyunca kullanmanız gerekir.
İkinci aşama ise cildinize nem desteği sağlamaktır. Hyalüronik asit başta olmak üzere cildinizi doğru şekilde nemlendirmek, cildin daha dolgun ve esnek görünmesini sağlar.
Retinol, retinal ve peptitler de uzun vadeli destek için cilt bakım rutinine eklenmelidir. A vitamini ve benzeri takviyeler cilt yenilenmesini destekler. Peptitler daha sıkı ve toparlanmış bir görünüm sağlar.
Nazolabial bölgenin daha canlı ve destekli görünebilmesi için yüz masajı veya yüz yogası yapabilirsiniz. Ancak sert baskı uygulamamaya, kuru cilde masaj yapmamaya ve cildi çekiştirmemeye özen gösterin. Cildinizi serum veya kremle kayganlaştırdıktan sonra yukarı yönlü hafif masaj uygulayabilirsiniz.
Son olarak uyku düzeninize özen göstermek, yeterli miktarda su tüketmek, sigara tüketimini sınırlandırmak ve hayattaki stres unsurları ile mücadele etmek cilt kalitesi üzerindeki negatif etkileri azaltır. Bu yüzden yaşam kalitenizi yükseltmek cilt kalitenizi arttıracak ve dolayısıyla kırışıklık görünümünü azaltacaktır.
Nazolabial çizgiler için hangi medikal prosedürler uygulanabilir?
EMFACE
Nazılabial çizgilere yaklaşırken sadece çizginin kendisine bakmak yeterli değildir. Orta yüz desteği, kas yapısı, ve cildin elastikiyeti de önemlidir. EMFACE yüksek yoğunluklu elektromanyetik enerji ile yüzün yukarı yöndeki taşıyıcı kaslarını aktive eder. Radyofrekans teknolojisi de cilt kalitesini iyileştirir. Yüzün yukarıda tutulmasını sağlayan kaslar güçlendiğinde nazolabial olukların görünümü de hafiflemiş olur. Bu tedavi duruma göre tek başına veya dolgu, biyostimülan enjeksiyonlarla birlikte kombine olarak uygulanabilir.
Cilt Kalitesini Destekleyen Uygulamalar: Thermage FLX, Altın İğne, Fraksiyonel Lazer
Nazolabial bölgedeki cilt dokusunun kalitesini iyileştiren uygulamalar bu hattın daha yumuşak görünmesini sağlar. Bölgede sıkılaşma, yenilenme sağlar, orta yüz bölgesindeki desteği güçlendirir. Cildin daha sıkı ve toparlanmış bir görünüm kazanmasına yardımcı olur. Cildin derin katmanlarına nüfuz ederek kolajen üretimini destekler. Cilt yüzeyindeki yenilenme sürecini hızlandırır. Kişiyi daha pürüzsüz ve canlı bir görünüme kavuşturur.
Mezoterapi ve Skinbooster’lar
Nazolabial çizgilerin belirginleşmesinde hacim kaybı ve doku sarkması kadar cildin nemliliğini ve elastikiyetini kaybetmesi de etkilidir. Mezoterapi ve skinbooster tedavileri cildin nemliliğini, parlaklığını ve elastikiyetini arttırır. Kişiyi daha sağlıklı bir görünüme kavuşturur. Mezoterapi, cilde vitamin, mineral, hyalüronik asit ve amino asit desteği sağlayarak cildi besler. Skinbooster’lar ise yoğun nemlendirici etkisiyle cildin çok daha dolgun, esnek ve canlı görünmesine katkı sağlar.
Morpheus8
Bazı kişilerde nazolabial çizgilerin belirginleşmesinde hacim kayıpları birinci etkenken, bazılarında yağ kompartmanlarındaki değişimler ve doku ağırlığı etkili olabilir. Morpheus8 iğneli radyofrekans teknolojisi ile cilt kalitesini iyileştirir. Dokularda sıkılaşma ve kontür düzenlemesi sağlar.
Kombine Tedaviler
Nazolabial çizgilerin tedavisinde başarılı sonuçlar almak için tek bir uygulamadan ziyade kombine yaklaşımlar tercih edilir. Enerji bazlı teknolojiler, biyostimülan enjeksiyonlar hacim kayıplarını hedefleyen uygulamalar kombine şekilde uygulanabilir. Kolajen üretimini destekleyici etki yapan biyostimülan enjeksiyonlar, cilt kalitesini iyileştirir ve doku desteğini arttırır. Enerji bazlı uygulamaları tamamlayıcı etki gösterir.
Botoks
Botoks enjeksiyonu nazolabial çizgiler için ana tedavi prosedürü olmamakla birlikte düşük doz botoks destekleyici bir tedavi olarak kullanılabiliyor. Yanlış bir uygulama ağız hareketlerinde asimetri yaratabileceği için muhakkak doğru vakalarda, doğru teknik ve dozajda uygulanması büyük önem taşıyor. Bu nedenle botoks tedavilerinde yüz anatomisine hakim, uzman ve deneyimli bir medikal estetik doktoru tercih etmekte yarar vardır.
Dolgu
Nazolabial çizgilerin tedavisinde en öncelikli seçeneklerden biri nazolabial dolgu uygulamalarıdır. Fakat dolgu tedavisinde de planlamanın özenle ve titizlikle yapılması gerekir. Nazolabial hattın belirginleşmesi çoğu zaman çizginin kendisinden değil yanak desteğinin azalmasından, hacim kaybından ve dokuların aşağı yönde yer değiştirmesinden kaynaklanır. Bu nedenle dolgu enjeksiyonu her zaman doğrudan çizginin içine uygulanmak zorunda değildir. Bazı vakalarda ilk olarak orta yüz bölgesini desteklemek nazolabial hattın daha doğal şekilde yumuşamasını sağlayabilir. Çizginin içine yüksek dozajda dolgu enjeksiyonu yapmak yüzün ağır, şiş ya da doğal olmayan bir görünüme bürünmesine neden olabilir. Bu yüzden dolgu tedavisinde amaç, çizgiyi tümüyle silmekten ziyade yüzün genel dengesini koruyarak doğal ve yumuşak bir geçiş elde etmek olmalıdır.
Nazolabial Çizgilere Hangi Yaşlarda Müdahale Öneriliyor?
Nazolabial çizgilerin tedavisi için tek kriter yaş değildir. Çizginin nedenini, derinliğini ve kişinin yüz anatomisini inceleyerek doğru tedavi planlamasının yapılması gerekir. Zira bu çizgiler genetik ve yapısal özelliklerinden dolayı bazı kişilerde daha erken yaşlarda belirgin hale gelirken bazı kişilerde orta yüz bölgesinde hacim kayıpları ve doku sarkması yaşanmasının ardından meydana gelir.
Yirmili yaşlarda nazolabial çizgiler daha çok yüz anatomisi veya genetik etkenlerle ilişkilidir. Bu dönemde yoğun müdahalelerden ziyade hafif dolgular ve cilt kalitesini destekleyecek işlemlerle sonuç alınmalıdır. Çizgiyi tümüyle yok etmek değil yüzün doğal dengesini korumak hedeflenmelidir. 30 – 40 yaş arası dönemde nazolabial bölgeye müdahale etme isteği daha yaygındır. Etkili tedavi prosedürleri arasında biyostimülatörler ve enerji bazlı cihazlar bulunur. 40 yaşın ardından bölgedeki sarkmalar daha görünür hale gelebilir. Bu dönemde sadece çizgi üzerine müdahale etmek doğal sonuçlar vermez. Orta yüz bölgesini desteklemek için lifting uygulamalarına başvurulabilir.