Lazerli Cilt Tedavileri Nedir? Çeşitleri Nelerdir?

Randevu Al
Medikal estetik bilgileri için Dr. Lida Çiteli'nin web sitesine göz atabilirsiniz. Tıklayarak güvenilir kaynaklarınıza ekleyin.
Lazerli Cilt Tedavileri Nedir? Çeşitleri Nelerdir?

Lazerli cilt gençleştirme tedavileri belirli dalga boylarındaki ışık enerjisi kullanılarak ciltte meydana gelen leke, iz, doku düzensizlikleri, kızarıklık, genişleyen gözenekler ve yaşlanma belirtilerini iyileştirmeye yönelik uygulanan ameliyatsız estetik tedavileridir. Fakat her lazer yöntemi, aynı amaçlarla kullanılmaz. Kişinin cilt tipi, şikayetlerinin kaynağı, tedavide hedeflenen derinlik gibi faktörler hangi lazer teknolojisinin kullanılacağını belirlenir.

Lazerli cilt tedavilerinde en doğru yaklaşım her zaman en güçlü cihazı tercih etmek değildir. Cildin gereksinimlerine ve hastanın beklentilerine en uygun dalga boyunun seçilmesi gerekir. Bu yüzden lazerli cilt tedavileri öncesinde kapsamlı bir hekim değerlendirmesine ihtiyaç duyulur. İstanbul’da hastalarına hizmet veren Medikal Estetik Uzmanı Doktor Lida Çiteli, lazerli cilt tedavileri nedir, çeşitleri nelerdir sizler için anlattı.

Bu içeriği yapay zekâ ile özetle

Tercih ettiğiniz yapay zekâ aracında, yalnızca bu sayfadaki bilgilere dayalı kısa bir özet oluşturun.

Bu özet yapay zekâ tarafından üretilir, tıbbi tavsiye yerine geçmez. Kesin bilgi için hekiminize danışın.

Lazerli cilt tedavileri ne işe yarar?

Lazerli cilt tedavilerinin ne işe yaradığını kısaca cevaplamamız gerekirse cilt yenileme, akne ve yara izlerinin görünümünü hafifletme, leke ve cilt tonu eşitsizliklerini giderme, genişleyen gözenek görünümünü iyileştirme gibi amaçlarla uygulanırlar. Bazı damarsal problemlerin ve dövme pigmentlerinin azaltılması için de lazerli cilt tedavilerine başvurulabilir. Kişinin ihtiyaç ve beklentilerine en uygun lazer türünü seçmek gerekir. Bu nedenle tedavi öncesinde hastanın sorunlarını ve cilt yapısını ayrıntılı şekilde değerlendirmek gerekir.

Lazer ciltte nasıl etki gösterir?

Lazer teknolojisi, tek bir dalga boyunda yoğunlaştırılmış bir ışık enerjisi üretir. Üretilen bu enerji; melanin, su ya da hemoglobin gibi belirlenen hedef yapılara odaklanır. Bu sayede amaçlanan bölgede kontrollü bir ısı ve tahribat etkisi oluşturur.

Bazı lazer cihazları cilt yüzeyinin kontrollü şekilde yenilenmesini sağlar. Cildin kendini onarma ve yenileme mekanizmasını harekete geçirir. Bazıları ise cildin üst katmanında daha sınırlı bir etki yaratır. Alt tabakalarda kolajen yanıtını desteklemeyi hedefler. Pigment ve damarsal lezyonlara yönelik çalışan lazer teknolojilerinde ise hedef cilt dokusundan ziyade hedeflenen renk pigmenti ya da damarsal yapılardır. Bu yüzden lazerli cilt tedavilerini tek bir işlem olarak değerlendirmek doğru değildir. Farklı amaçlara hizmet eden farklı lazer teknolojileri mevcuttur.

Lazerli cilt tedavisi çeşitleri nelerdir?

Fraksiyonel CO2 lazer

Fraksiyonel karbondioksit lazer, cildin yüzeyinde mikroskobik alanlar oluşturan bir çeşit ablatif lazer teknolojisidir. Fraksiyonel yapısı cildin tümünü değil yalnızca küçük sütunlar halinde işlem yapılmasını sağlar. Bu sayede aralarda kalan sağlam dokular cildin iyileşme sürecini destekler.

Akne izleri, belirgin doku düzensizlikleri, cerrahi veya travmatik izler, hafif ve orta seviye çizgiler, güneş hasarı gibi sorunlara yönelik olarak tercih edilir. İşlemin ardından ciltte hassasiyet, kızarıklık, ödem ya da kabuklanmalar meydana gelebilir. İyileşme süreci ise kişinin cilt yapısına, tedavide kullanılan ayarlara ve işlem uygulanan bölgeye göre farklılık gösterir.

Fraksiyonel CO2 lazer, cilt yenileme için önemli ve etkili bir seçenektir.

Erbium lazer

Erbium lazer ciltte yenileme sağlamak için kullanılan bir tür ablatif lazer teknolojisidir. Su tarafından yüksek oranda emilebilen bu yöntem yüzeysel etki eder ve kontrollü bir yenilenme sağlar. Ciltteki ince çizgiler ve cilt yüzeyindeki doku düzensizliklerinin tedavisinde tercih edilir. CO2 lazere göre hedef derinliği ve iyileşme profili farklılık gösterir. Hangi seçeneğin daha uygun olduğu sadece kişinin şikayetlerine göre değil aynı zamanda cilt tipine ve izlerin derinliğine göre farklılık gösterir.

Non-ablatif fraksiyonel lazerler

Non-ablatif fraksiyonel lazer teknolojisi cildin yüzey katmanını soymadan, daha derin katmanlarda etki eder ve burada kontrollü bir ısı enerjisi meydana getirir. Genellikle cilt dokusundaki hafif düzensizliklerin, ince çizgilerin ve genişleyen gözeneklerin tedavisinde kullanılır.

Ablatif lazerlerle kıyaslandığında çok daha konforlu bir iyileşme süreci vaat eder. Buna karşın hedeflenen sonuca ulaşmak için birden fazla seans uygulanması gerekebilir. Tedavinin kaç seans uygulanacağı işlem öncesi yapılan muayene bulgularına ve hastanın beklentilerine göre şekillenir.

Q-Switched ve pico lazerler

Q-Switched ve pico lazer teknolojisi kısa enerji atımları ile çalışır. Özellikle pigmentlerin hedeflendiği tedavilerde tercih edilir. Güneş kaynaklı yaşanan yüzeysel pigment değişiklikleri, dövme pigmentleri ve cilt tonundaki eşitsizliklere karşı etkilidir.

Ancak diğer tüm tedaviler gibi pigment tedavilerinin de kişiye özel olarak planlanması gerekir. Melazmaya eğilimli ciltlerde kontrolsüzce veya yanlış planlamayla yapılan lazer uygulamaları ciltteki lekelenme sorunlarını arttırabilir. Bu nedenle lekeleri tamamen silme hedefi ile hareket etmektense doğru tanı, planlı uygulama ve cildi güneşe karşı koruma yaklaşımı benimsenmelidir.

Nd YAG lazer

Nd lazer teknolojisi farklı dalga boyu seçenekleri sunar. Bu sayede cilt yenileme tedavilerinde, pigment tedavilerinde ve damarsal tedavilerde sıkça tercih edilir. İşlemin derinliği ve hedef yapısı cihazın ayarlarına göre farklılık gösterir.

Hastanın bu teknoloji için uygun olup olmadığı cilt tonu, damarsal yapının niteliği, pigment derinliği ve tedavinin amacı gibi faktörler dikkate alınarak belirlenir. Aynı cihaz farklı ayarlarla ve parametrelerle farklı cilt sorunlarına yönelik olarak kullanılabilir. Bu da kişiye özel tedavi prosedürünün uygulanmasına olanak sağlar.

Thulium lazer

Thulium lazer teknolojisi güneş hasarından kaynaklanan sorunları, cilt tonu eşitsizliklerini ve ince çizgileri gidermek için tercih edilir. Aynı zamanda kişinin cilt kalitesini genel olarak destekleyen bir sistemdir. Thulium Lazer uygulamasının ardından kişinin cildinde geçici olarak kuruluk, kızarıklık veya hassasiyet gibi durumlar gelişebilir. Bu yöntem genellikle daha kontrollü bir sürecin sonunda cildini yenilemek isteyen kişiler için uygundur. En doğru tedavi yöntemi hekim tarafından gerçekleştirilen detaylı bir cilt analizinin sonucunda kararlaştırılır.

Damarsal lazerler

Kılcal damar görünümünün belirginleşmesi, kızarıklık ve bazı damarsal oluşumlara karşı farklı dalga boylarındaki lazerler tercih edilebilir. Burada amaç damarın içerisinde bulunan hemoglobindir. Bu sebeple leke tedavisinde kullanılan lazerlerle damarsal problemlere karşı kullanılan lazerler farklıdır.

Yüzde kalıcı kızarıklık ya da damar görünümünden şikayet eden kişilerde ilk olarak sorunun altında yatan neden tespit edilir. Her kızarıklığa karşı lazer tedavisi uygulanmaz.

IPL ve BBL lazer midir?

Hayır, IPL ve BBL lazer teknolojisi ile karıştırılsa da farklı teknolojilerdir. Yoğun atımlı ışık teknolojisi olarak tanımlayabileceğimiz IPL ve BBL geniş bir ışık spektrumu ile etki gösterir. Buna karşın lazer cihazları tek bir odaklı dalga boyu kullanır. IPL ve BBL sistemleri kimi zaman leke, cilt tonu eşitsizlikleri ve kızarıklık gibi problemlere karşı tercih edilebilir. Fakat lazer teknolojisi ve bu sistemler bir birlerinin yerine kullanılmaz. Her iki teknoloji de yalnızca uygun hasta gruplarında fayda sağlar. Yöntem tercihi kişinin ihtiyaçlarına ve arzu edilen sonuçlara göre hekim tarafından yapılır.

Hangi cilt sorunlarında lazer tedavisi düşünülebilir?

Lazerli cilt tedavileri medikal estetik hekiminin değerlendirmesi sonucunda uygun bulunursa şu sorunların tedavisinde kullanılabilmektedir:

  • Akne ve akne izlerinin görünümünün iyileştirilmesi
  • Genişleyen gözenek görünümü ve doku düzensizliklerinin tedavisi
  • İnce çizgilerin görünümünün hafifletilmesi
  • Güneş hasarından kaynaklanan cilt tonu eşitsizliklerinin giderilmesi
  • Yüzeysel pigment değişiklikleri
  • Bazı damarsal görünümlerin ve kızarıklıkların giderilmesi
  • Travma soncu veya cerrahi operasyondan dolayı gelişen yara ve yanık sonrası izlerin tedavisi
  • Cilt çatlakları
  • Ve dövme pigmentlerinin azaltılması…

Unutmamak gerekir ki her leke, iz veya ben lazer tedavisi için uygun değildir. Özellikle sonradan oluşan, şekil ya da renk değiştiren pigmentli lezyonların ilk olarak tanısal açıdan değerlendirilmesi gerekir.

Lazerli cilt tedavisi öncesinde nelere dikkat edilir?

Lazerli cilt tedavisi öncesinde muayene sırasında kişinin sadece estetik beklentilerle değil aynı zamanda cilt sağlığını ve tedavi güvenliğini de önceleyerek hareket etmesi gerekir. Bu nedenle hekiminizi düzenli olarak kullandığınız ilaçlar, aktif cilt problemleriniz, uçuk öykünüz veya yara iyileşme süreci ile ilgili geçmiş deneyimleriniz hakkında bilgilendirmenizde yarar vardır. Gebelik ve emzirme sürecinde olup olmadığınız ya da yakın dönemde ciddi bir güneş maruziyetiniz olup olmadığı da muhakkak hekimle paylaşılmalıdır.

Bronzlaşmış ya da yoğun şekilde güneş ışınlarına maruz kalmış ciltlerde lazerli cilt gençleştirme tedavilerinin ertelenmesi gerekebilir. Bununla birlikte aktif bir enfeksiyon, irritasyon veya açık yara söz konusu ise tedavi planlaması yeniden değerlendirilebilir.

Lazerli cilt gençleştirme tedavisi sonrasında cilt bakımı nasıl olmalıdır?

Lazer tedavisi sonrasında uygulanması gereken cilt bakımı, tedavinin türüne ve kapsamına göre farklılık gösterir. Genellikle cildi tahriş edebilecek ürünlerden olabildiğince kaçınmak gerekir. Cilt kabuklarını koparmamak, hekimin tavsiye ettiği ürünleri düzenli şekilde kullanmak ve cildi güneşe karşı korumak büyük önem taşır.

Bu dönemde geniş spektrumlu güneş koruyucular kullanılmalıdır. Sadece iyileşme sürecinde değil sonrasında da güneşten korunmaya özen göstermek gerekir. Bu sayede tedavide elde edilen sonuçlar uzun vadede korunabilir.

Tedavinin ardından beklenmedik şekilde şiddetli ağrılar, akıntılar, su toplama veya artan kızarıklık gibi etkiler görülüyorsa derhal kliniğinize başvurmanız gerekir.

Lazerli cilt tedavilerinde sonuçlar kalıcı mıdır?

Tedaviden elde edilen sonuçların kalıcılığı, kullanılan teknolojiye, uygulamanın hedefine, kişinin cilt yapısına, güneşe ne kadar maruz kaldığına, yaşlanma sürecine ve cilt bakım alışkanlıklarına göre değişir. Lazerli cilt tedavileri mevcut cilt problemlerinin görünümünü iyileştirmeyi ve cildin kendi doğal iyileşme ve yenilenme mekanizmalarını desteklemeyi amaçlar.

Bu yüzden sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinerek, cildinizi güneşten koruyarak, doğru cilt bakım rutini uygulayarak tedaviden elde ettiğiniz sonuçları daha uzun vadede koruyabilirsiniz.

Cilt Tipine Göre Lazerle Cilt Yenileme Cihazı Seçimi Nasıl Yapılır?

Lazerli cilt tedavilerinden verim almak ve tedavi sürecini konforlu geçirmek için kişinin cilt tonunun ve cilt özelliklerinin hekim tarafından ayrıntılı şekilde analiz edilmesi gerekir. Medikal alanda cilt tiplerini sınıflandırırken güneşe karşı verdikleri tepkiler ve renk koyulukları dikkate alınır. Açık ten rengine sahip kişilerde cilde rengini veren melanin pigmenti daha az miktarda bulunur. Bu da lazer ışınının cilt yüzeyinde fazla oyalanmadan doğruca hedeflenen dokulara ulaşmasını sağlar.

Buna karşın esmer, buğday veya koyu ten rengine sahip kişilerde cildin en üst tabakasında çok sayıda melanin pigmenti bulunur. Lazer ışığı cilde ulaştığı anda bu yüzeydeki melanin pigmentleri enerjiyi kendilerine çekmek için yarışırlar. Bu noktada eğer cildin yapısı ile uyumsuz ve gereğinden yüksek bir enerji kullanılırsa yüzeyde gereksiz bir ısı meydana gelir. Bu da ciltte lekelenmelere zemin hazırlayabilir. Lazerli cilt tedavilerinde doğru ayar ve parametreler kullanılması büyük önem taşır. Ayarlar yapılırken;

  • Doğal cilt tonu
  • Cildin güneşe karşı verdiği reaksiyon
  • Kişinin son zamanlarda bronzlaşıp bronzlaşmadığı
  • Leke oluşumuna ne derece yatkın olduğu
  • Cildin nem oranı dikkate alınmalıdır.

Koyu cilt tiplerinde ya da hassas bölgelerde işleme başlamadan önce cildin küçük bir alanında test atışı yapılabilir ve cildin bu atışa karşı gösterdiği reaksiyon incelenebilir. Güçlü bir lazer enerjisini aniden cilde uygulamak yerine enerjiyi zamana yaymak ve daha yavaş atım süreleri tercih etmek daha güvenli olur. Bununla birlikte cihazların güçlü soğutucu sistemleri kişinin cilt yüzeyini ferah tutar. Bu sayede ısının neden olabileceği olumsuz ve rahatsız edici etkiler büyük oranda engellenmiş olur.

Hangi Durumlarda Lazerle Cilt Yenileme İşlemleri Ertelenmelidir?

Lazer teknolojileri güvenli sistemlerdir. Ancak bazı dönemlerde ya da bazı özel sağlık koşullarında cildin kendini onarma mekanizması yetersiz kalabilir. Bu gibi hallerde tedavi sürecini ve hasta güvenliğini riske atmamak için tedavi farklı bir zamana ertelenebilir. Lazer tedavisi sonrası cildin onarımı cilt altındaki kıl kökleri ve ter bezlerinde uyuyan hücrelerin uyanmasıyla birlikte başlar. Fakat bu yapılarda bir zayıflık söz konusu ise onarım süreci olması gerekenden daha yavaş ilerleyebilir.

Tedavinin ertelenmesini gerektiren başlıca durumları sıralamamız gerekirse:

  • Yakın zaman önceye kadar ağır akne ilaçlarının kullanılmış olması
  • Hedeflenen bölgede aktif halde bir uçuk bulunması
  • Ciltte aktif bir enfeksiyon bulunması
  • Cildin aşırı miktarda bronzlaşması
  • Skar oluşumuna yatkın bir cilt olması
  • Işığa karşı duyarlılık yaratan ilaçların kullanılması

Sivilce tedavisinde kullanılan bazı ağır ilaçlar cildin yağ bezlerini ve kendini yenileme kapasitesini yavaşlatır. Bu yüzden lazer tedavisi öncesinde bu haplar kullanıldıysa tedaviyi bir süre ertelemek gerekir. Aynı şekilde ciltte aktif bir enfeksiyon ya da uçuk varsa ısı etkisi bu enfeksiyonun yayılmasına neden olabilir. Bu yüzden ilk olarak medikal tedaviler uygulanmalı ve lazer tedavisi ertelenmelidir. Tatilden yeni dönen, yoğun şekilde bronzlaşan ciltlerde de cildin normale dönmesi beklenmelidir.

Lazerle Cilt Yenileme Uygulamaları Diğer Ameliyatsız İşlemlerle Birlikte Yapılabilir mi?

Cilt tek bir katmandan ibaretmiş gibi düşünülmemeli ve bütüncül bir organ olarak ele alınmalıdır. Tek bir işleme bağlı kalmak yerine farklı doku katmanlarında çalışan yöntemleri bir arada kullanmak cilt dokusunun çok daha dengeli ve sağlıklı şekilde yaş almasını sağlar. Lazer teknolojileri cildin özellikle yüzey ve orta katmanlarındaki örtüyü yenilerken diğer medikal estetik uygulamalarla cildin alt destekleyici katmanları güçlendirilebilir.

Lazer seanslarının hemen sonrasında cildin üst katmanında gözle görülemeyen mikro kanallar açılır. Bu noktada cilde ihtiyaç duyduğu bileşenleri vermek bütüncül bir etki sağlar. Lazerli tedavilerle kombine edilebilen başlıca ameliyatsız estetik uygulamalar şu şekildedir:

  • Cildi besleyecek cilt altı enjeksiyonlar
  • Cilde hacim kazandıran doku dolguları
  • Kas hareketlerini dengeleyen uygulamalar
  • Bölgesel cilt sıkılaştırıcı cihazlar
  • HIFU (Odaklı Ultrason)

Eğer cildin taşıyıcı kolonlarında hacim kayıpları söz konusuysa doğru planlanan dolgu enjeksiyonları bu boşlukları doldurur. Yüzün formunun toparlanmasını sağlar. Kasların aşırı aktivitesine bağlı olarak oluşan ince çizgilerin görünümünü yumuşatmak için bazı işlemler uygulanabilir. Lazer enerjisinin ulaşamadığı derin katmanlarda HIFU yöntemi kullanılabilir. Ancak tüm bu işlemler uzman bir hekim tarafından klinik koşullar altında gerçekleştirilmelidir.

Daha koyu bir cilt tonuna sahip olmanız, lazer ile cilt yenileme işlemini yaptıramayacağınız anlamına gelir mi?

Hayır. Lazerli cilt yenileme tedavilerinin sadece açık ten rengindeki kişiler için uygun olduğunu düşünmek toplum genelinde yaygın ve yanlış bir inanıştır. Evet bazı lazer uygulamaları daha koyu renkli ciltlerde hücre hasarı ve renk bozulması gibi riskleri arttırabilir. Fakat güvenli ve etkili lazer cihazları ve parametreleri ile cilt yenileme seçenekleri de mevcuttur. Daha koyu cilt tonuna sahip kişiler için erbium lazer renk değişikliği riskini azaltır. Daha da koyu tenli kişilerde radyofrekans tedavileri etkili bir seçenek olabilir. İhtiyaçlarınız ve koşullarınız doğrultusunda size en uygun tedavi yöntemini belirlemek için medikal estetik alanında uzman bir hekime başvurmanızda yarar vardır.

Kullandığımız İlaçlar veya Bazı Durumlar Cildimizin Lazer Tedavisine Nasıl Yanıt Vereceğini Etkiler Mi?

Evet, bu yüzden hekiminizi tedavi öncesinde kullandığınız ilaçlar, takviye ürünler ve tıbbi geçmişiniz hakkında bilgilendirmeniz gerekir. Örnek vermek gerekirse uçuk çıkarmaya eğilimli bir cildiniz varsa tedavi sonrası uçuk çıkabilir. İzotretinoin içerikli akne ilaçları kullanıyorsanız lazer tedavisinin ardından iyileşme süreci zor geçebilir veya yara izlerinin oluşmasına neden olabilir. Bunun yanı sıra kan sulandırıcı ilaçlar da işlemden sonra kanama görülmesi riskini arttırabilir. Diyabet ya da başka kronik rahatsızlıklar da tedavinin güvenilirliğini etkileyebilir. Lazer ile cilt yenileme tedavisinin sonuçlarına zarar verebilir. Hatta tedaviden maksimum fayda sağlamak ve iyileşme sürecini konforlu geçirmek için tedaviden yaklaşık iki hafta kadar önce sigarayı bırakmanız tavsiye edilir.

Lazerli Cilt Tedavileri Nedir? Çeşitleri Nelerdir? Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Lazerli cilt tedavisi acı verir mi?

+

Hissedilen acı düzeyi, kullanılan lazer türüne, uygulama bölgesine ve kişinin ağrı eşiğine göre farklılık gösterir. Gerekli durumlarda topikal anestezik kremler, soğutma sistemleri veya hekimin uygun gördüğü diğer önlemlerle kişinin konforu sağlanabilir.

Lazer tedavisi yazın yapılır mı?

+

Genellikle güneş maruziyetinin daha sınırlı olduğu dönemler tercih edilir. Ancak tedavinin zamanlaması, kullanılacak lazer teknolojisine, kişinin cilt tipine ve güneşten korunma olanaklarına bağlıdır. Pigment değişikliği gibi riskleri azaltmak amacıyla tedavi öncesinde ve sonrasında güneşten korunmaya dikkat edilmelidir.

Lazer lekeleri tamamen geçirir mi?

+

Hayır, herhangi bir tedavi yönteminin ciltteki lekeleri tamamen ortadan kaldıracağını söylemek doğru olmaz. Lazerli leke tedavilerinin sonuçları, hedeflenen lekenin türüne ve derinliğine göre değişiklik gösterir. Bazı lekeler belirgin şekilde iyileşebilirken bazı pigment problemlerinde düzenli bakım ve koruyucu uygulamalar gerekebilir. Kesin sonuç vaat etmek doğru bir yaklaşım değildir.

Fraksiyonel lazer mi, thulium lazer mi daha iyidir?

+

Bu iki teknolojiyi birbirinin doğrudan alternatifi olarak değerlendirmek doğru değildir. Önemli olan, kişinin ihtiyaçlarına ve beklentilerine en uygun teknolojiyi belirlemektir. Hekim, tedavi planlaması öncesinde kapsamlı bir muayene yaparak cilt yapısını, mevcut sorunları, ihtiyaçları ve beklentileri değerlendirir. Muayene bulguları doğrultusunda en uygun tedavi yöntemine karar verilir.

Lazer sonrası güneş koruyucu neden önemlidir?

+

Lazerli cilt tedavilerinin ardından cilt geçici olarak daha hassas hale gelebilir. Güneşten korunmak, yeni pigment değişikliklerinin oluşma riskini azaltmaya ve tedavi sonuçlarının daha uzun süre korunmasına yardımcı olur. Güneş koruyucunun türü ve kullanım sıklığı, uygulama sonrasında hekimin önerilerine göre belirlenmelidir.

Lazer tedavisi herkese uygulanabilir mi?

+

Hayır, lazer tedavisi herkes için uygun olmayabilir. Kişinin cilt tipi, aktif bir cilt rahatsızlığının bulunup bulunmadığı, kullandığı ilaçlar, yara iyileşme süreci ve tedavinin amacı gibi birçok faktör değerlendirilerek tedaviye uygunluğu belirlenir.

Dr. Lida Çiteli ile lazerli cilt tedavileri

+

Dr. Lida Çiteli'nin kliniğinde cilt yenileme, akne ve iz görünümü, gözenekler, çatlaklar, pigment sorunları ve dövme pigmentlerinin azaltılması gibi farklı ihtiyaçlara yönelik lazerli tedavi seçenekleri değerlendirilir. Amaç, herkese aynı uygulamayı sunmak yerine cilt analizi sonrasında kişiye uygun ve gerçekçi beklentilere dayalı bir tedavi planı oluşturmaktır.

Cilt ihtiyaçlarınıza uygun lazer uygulaması hakkında ayrıntılı bilgi almak için Dr. Lida Çiteli ile iletişime geçebilirsiniz.

Benzer Haberler

WhatsApp Randevu Al