Retinol mü Retinal mi? Cildiniz İçin Hangisini Seçmelisiniz?

Retinol mü Retinal mi? Cildiniz İçin Hangisini Seçmelisiniz?

İnce çizgilerden cilt lekelerine, akne görünümünden cilt tonu eşitsizliklerine kadar pek çok soruna karşı fayda sağlayan A vitamini türevleri, günümüzde yalnızca retinolden ibaret değil. Peki son günlerde ismini sıkça duyduğumuz retinal gerçekten de daha mı etkili?

Cilt bakımında dönem dönem popüler olan bazı içerikler var. Ancak retinol uzun yıllardır pek çok insan tarafından kullanılmaya devam ediyor. İnce çizgiler, düzensiz cilt dokusu, cilt lekeleri ve akne görünümüne karşı etkili bir seçenek olarak kullanılan retinolün yanında retinal de pek çok insanın cilt bakım rutinine girmeye başladı. Kullanım amaçları benzer olan bu iki bileşenin etki gösterme hızları ise farklılık gösteriyor. Bu yüzden bir A vitamini serumu tercih ederken retinol mü yoksa retinal mi sorusu sıkça soruluyor. İstanbul’da hastalarına hizmet veren Medikal Estetik Uzmanı Doktor Lida Çiteli bu soruyu sizler için yanıtladı.

Retinoid Ailesi Nedir?

Retinoid, A vitaminden türetilen bileşenlerin tümünü kapsayan geniş bir kavram. Retinol ve retinal de bu ailenin üyeleri arasında. Tretinoin olarak da adlandırılan retinoik asit, doğrudan aktif form ve genellikle reçeteli ürünler içerisinde kendisine yer buluyor. Cilde uygulanan retinol ve retinalin etkili olabilmesi için retinoik aside dönüşmesi gerekir. Aralarındaki en temel fark bu dönüşümün süresi. Bu noktada retinalin retinoik aside dönüşüm sürecinin daha hızlı olduğunu söylemek mümkün.

Retinal Retinolden Daha mı Güçlü?

Genellikle retinalin daha güçlü olduğunu söylemek mümkün. Retinalin, retinoik aside dönüşmek için daha az zamana ihtiyaç duyar. Bu yüzden daha hızlı etki gösterir. İnce çizgiler, cilt dokusu, cilt lekeleri ve akne görünümüne karşı daha kısa sürede sonuç almak isteyenler retinal içerikli ürünleri tercih edebilirler. Fakat her zaman ve herkes için retinalin daha doğru olduğunu söylemek mümkün değildir.

Retinal üzerine yapılan bilimsel çalışmalar doğru formüle edildiği takdirde hiperpigmentasyon, ince çizgi ve gözenek görünümü gibi sorunlar üzerinde olumlu etki sağlayabileceğini gösteriyor. Ancak bu araştırmaların belirli ürün formülleri ile yapıldığı ve sınırlı sayıda katılımcı ile gerçekleştirildiğini de unutmamak gerekiyor.

Retinol Kimler İçin Daha Uygun?

Eğer retinoid kullanmaya yeni başlayacaksanız, hassas bir cilt tipine sahipseniz ve cilt bakım rutininizde güçlü aktif bileşenlere alışık değilseniz retinolle daha kontrollü bir başlangıç yapabilirsiniz. Daha yavaş dönüşmesi, etkilerin genellikle daha aşamalı şekilde ortaya çıkmasını sağlar. Bununla birlikte piyasada daha çok retinol seçeneğine rastlamanız olası. Retinol özellikle:

  • İlk defa A vitamini türevi ürünler kullanacak kişiler,
  • Cildinde hassasiyet ve kuruluk yaşayanlar
  • Sonuçları daha kontrollü ve kademeli şekilde görmek isteyenler
  • Düşük oranlı bir ürün kullanarak tolerans oluşturmak isteyenler için uygundur.

Burada unutulmaması gereken noktalardan biri retinolün daha nazik bir bileşen olması cildi asla tahriş etmeyeceği anlamına gelmez. Retinol de yanlış sıklıkta veya olması gerekenden fazla miktarda kullanılırsa ciltte kuruluğa, yanmaya, soyulmaya ve kızarıklığa yol açabilir.

Retinal Kimler İçin Daha Uygun?

Geçmişte retinol kullanan ve cildinde iyi bir tolerans geliştiren kişiler için retinal, cilt bakım rutininin bir sonraki aşaması olabilir. Retinol kullanmaya alışkın olan ve bakım rutininde farklı bir A vitamini türevini denemek isteyenler de retinal içerikli ürünleri deneyebilirler. Retinal genellikle;

  • İnce çizgi ve doku görünümünden rahatsız olup belirgin bir bakım isteyenler
  • Retinol deneyimi bulunanlar
  • Aynı bakım uygulaması ile hem leke hem de akne görünümüne karşı olumlu sonuçlar almak isteyenler
  • Daha etkili fakat reçete gerektirmeyen bir A vitamini türevi arayanlar için cazip bir seçenektir.

Yine de retinalin retinolden daha güçlü olması cildin daha fazla tahriş olacağı anlamına gelmez. Günümüzde kullanılan yeni nesil retinal formüllerinde yatıştırıcı içerikler bulunur ve bu sayede toleransı arttırılabilir. Yani sadece aktif içeriğin adına değil formülün geneline bakmak gerekir. Retinol ve retinal dahil olmak üzere buna benzer retinoidlerin gebelik döneminde ya da gebelik planlaması yapılan dönemde kullanılması tavsiye edilmez. Emzirme döneminde ise doktorunuza danışarak kullanmanız gerekir. Yoğun kızarıklık, çatlama, yanma veya devam eden soyulmalar söz konusu ise ürünü kullanmaya muhakkak ara vermeniz gerekir.

Retinol ve Retinal Nasıl Kullanılmalı?

Hangi seçeneği tercih ederseniz retinoid kullanımında esas olanın hız değil süreklilik olduğunu unutmamanız gerekir. Ürünü her gece kullanıp cildi kısa süre içerisinde dönüştürmeye çalışmak cildinizin tahriş olmasına veya cilt bariyerinizin zarar görmesine neden olabilir. Bu yüzden başlangıçta şu sırayı takip edebilirsiniz:

  • Ürünü haftada bir veya iki akşam kullanmak
  • Cildinizi temizledikten sonra cildin tümüyle kurumasını beklemek
  • Tüm yüz için bezelye büyüklüğünde bir miktar ürün kullanmak
  • Göz çevresi, dudak çevresi ve burun kenarları gibi hassas bölgelere uygularken dikkatli olmak
  • Sonrasında sade ve cilt bariyerini destekleyici bir nemlendirici ürün kullanmak
  • Cildiniz ürünü iyi tolere ederse kullanım sıklığını yavaşça arttırmak
  • Gündüzleri muhakkak geniş spektrumlu bir güneş koruyucu kullanmak.

Benzer Haberler

WhatsApp Randevu Al