Yaşımız ilerledikçe genetik etkenler, güneş maruziyeti, yer çekimi etkisi, günlük yaşam stresi, kilo değişimleri, alkol ve sigara tüketimi gibi etkenler hem içeriden hem de dışarıdan cildimizi yıpratmaya başlarlar. Cildimizde yer alan elastin, kolajen ve hyalüronik asit miktarı giderek azalır. Cilt altında yer alan yumuşak dokular zayıflamaya başlar. Tüm bunların sonucunda cildimizi hacmini kaybetme, sarkma, elastikiyetini yitirme eğilimi gösterir ve cildimizde kırışıklıklar meydana gelir.
Cildimizin kaybettiği hacmi yeniden kazanması, pürüzsüz bir görünüme kavuşması, yüz hatlarının düzeltilmesi ve deri altının şekillendirilmesi için hyalüronik asit bazlı dolgu malzemesi enjekte edilerek dolgu tedavisi uygulanır. Hyalüronik asit bazlı dolguların yanı sıra kişinin kendi vücudundan elde edilen yağ dokuları da dolgu amacıyla kullanılabilir.
Günümüzde vücudun farklı bölgelerinde uygulanabilen dolgu tedavileri cildi şekillendirir, destekler ve mevcut deformasyonların giderilmesini sağlar. Dolgu tedavisi en çok yüz bölgesinde kullanılır. Yanaklarda oluşan sarkmaların giderilmesi, elmacık kemiklerinin belirgin hale getirilmesi, asimetrik dudak görünümünün düzeltilmesi, dudaklara hacim ve dolgunluk kazandırılması, çene ucunun desteklenerek çene hattının belirgin hale getirilmesi gibi amaçlarla dolgu tedavisine başvurulur. Bunun yanı sıra kemerli burun görünümünden kurtulmak isteyen, veya burun ucunu kaldırmak isteyen kişiler de dolgu tedavisine başvurabilirler. Kaş arası ve alın bölgesindeki kırışıklıklara karşı da dolgu tedavileri etki sağlar. İstanbul’da hastalarına hizmet veren Medikal Estetik Doktoru Dr. Lida Çiteli dolgu tedavileri hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı.
Kaç Çeşit Dolgu Vardır?
Dolgu tedavileri üç temel amaçla uygulanmaktadır. Bunlar:
- Genetik açıdan veya farklı sebeplerle hacmini yitiren dokulara hacim yani volüm kazandırmak
- Sarkan dolguları kaldırmak
- Cildin elastikiyetini yeniden kazandırarak kırışıklıkları açmak ve cildin yeniden sıkılaşmasını sağlamak.
Tüm bu farklı amaçlara göre uygulanacak dolgunun yoğunluğu, akışkanlığı ve etki süresi de değişmektedir. Özellikle yüz bölgesinde meydana gelen sarkma, hacim kaybı ve kırışıklıklarda dolgu enjeksiyonları başarılı sonuçlar vermektedir.
Günümüzde en sık tercih edilen dolgu malzemelerinin kalıcılığı 4-6 ay ile 9-12 ay arasında değişmektedir. Geçici dolguların tercih edilmesinin sebeplerinden biri de istenmeyen sonuçlarla karşılaşıldığında geri dönüş şansının bulunmasıdır. Günümüzde en çok kullanılan dolgu materyali hyalüronik asit bazlı geçici dolgu malzemesidir. Göz altı çukuru ve yüzde ince çizgilerin bulunduğu bölgelere enjekte edilecek dolgunun akışkanlığı fazla ve yoğunluğu az olması gerekir. Buna karşın yanak, dudak ve nazolabial çizgiler üzerinde uygulanacak dolguların akışkanlığı az yoğunluğu ise daha fazla olmalıdır. Hyalüronik asit bazlı dolgular cilde hacim kazandırır, lifting etkisi ve sıkılaşma sağlar. Ayrıca cildin kolajen üretimini destekler dokuların kendini yenileme süreçlerini hızlandırır.
Dolgu Tedavisi Nasıl Uygulanır?
Dolgu tedavileri acılı ve ağrılı uygulamalar değildir. İşlem öncesinde kullanılan lokal anestezi etkili kremlerle tedavinin acısız ve konforlu geçmesi sağlanır. Öncesinde antiseptik malzemelerle cilt temizliği yapılır. Sonrasında hedeflenen noktalara, belirlenen miktarlarda dolgu malzemesi enjekte edilir. Bir komplikasyon gelişmesi halinde veya enjeksiyon arzu edildiği şekilde yapılamazsa hyalüronidaz enzimleri ile dolgu malzemesi derhal eritilebilir. Bu yüzden diğer kalıcı dolgu işlemlerine kıyasla çok daha güvenli bir uygulamadır.
Hangi Bölgelere Dolgu İşlemi Yapılabilir?
Dolgu tedavileri yüzde sarkma yaşanan noktalara, elmacık kemikleri üzerine, dudak ve dudak çevresindeki mimik çizgilerine, kaşlara, kaş arası çizgilere, akne ve yara izlerinin bulunduğu bölgelere, buruna, çene hattına, boyun bölgesine ve el sırtına uygulanabilmektedir.
Kimler Dolgu Yaptırabilir?
Dolgu tedavileri 18 yaşını dolduran ve herhangi bir engel teşkil edecek durumu olmayan herkese yapılabilir. Ancak hamilelik veya emzirme dönemindeki annelerin dolgu yaptırmayı ertelemeleri tavsiye edilir. Cildinde aktif halde bir enfeksiyon veya iltihaplanma olan kişiler için de dolgu tedavileri ertelenmelidir. Son olarak kullanılacak olan dolgu materyaline karşı alerjik reaksiyon gösteren kişilere de dolgu uygulanmaz.
Dolgu İle Botoks Arasındaki Fark Nedir?
Botoks uygulaması yüze yerleşen derin kırışıklıkları tam olarak gideremez. Mimik kırışıklarını gidermek ve bu kırışıklıkların kalıcı hale gelmesini önlemek için yapılır. Burada uygulanan toksinler kırışıklıklara yol açan mimik kaslarını geçici süre ile bloke eder. Pürüzsüz bir görünüm katar. Dolgu uygulamaları ise kırışıklıkların altına enjekte edilir. Bu olukları doldurur. Çizgi ve kırışıklık görünümünü ortadan kaldırır.
Dolgu Tedavisinin Kalıcılık Süresi Ne Kadardır?
Dolgu tedavinin sonuçlarının ne kadar kalıcı olacağı; uygulama bölgesi, dolgu türü, kalitesi, yaş, cinsiyet gibi çok sayıda faktöre göre şekillenir. Dolgu tedavisinin etkisi 6 ila 18 ay arasında değişmektedir. Dolgu malzemesi eridikten sonra bile etkisi az da olsa devam eder. Bu nedenle toplam etki süresi yıllara uzanabilir. Dolgu eridikten sonra kişi kolaylıkla tedaviyi tekrarlayabilir.
Dolgu İşleminin Yan Etkileri Nelerdir?
Dolgu tedavisinin ardından görülebilecek yan etkiler; geçici morluklar, şişlik ve kızarıklıktır. Bunlar geçici ve hafif düzeyde etkilerdir. Enjeksiyon yerinde ağrı, şişlik, nodül, kanama ve renk değişimleri görülebilir. Nadiren de olsa geç dönemde granülom veya apse görülebilmektedir. Kullanılan dolgu materyali steril ise ve doğru koşullarda muhafaza edilirse komplikasyon görülme riski azdır. Bu yüzden mutlaka uzman bir medikal estetik doktoru tarafından klinik koşullar altında uygulanmalıdır.
Dolgu İşleminden Önce Nelere Dikkat Edilmeli?
Tedaviden bir süre önce kan sulandırıcı ilaçların kullanımı bırakılmalıdır. İşlem sonrasında morarma görülmesini önlemek için E ve C vitamini kullanılabilir. Mutlaka tedavi öncesinde kullandığınız ilaçlar hakkında doktorunuzu bilgilendirmeniz gerekir.
Dolgu Yaptırdıktan Sonra Nelere Dikkat Edilmesi Gerekir?
Tedavi bölgesinde hafif kızarıklık, morluk ve ödem görülmesi normaldir. Bu etkiler bir ila beş gün içerisinde kendiliğinden iyileşir. Dolgu enjeksiyonu sonrasında günlük yaşantınıza kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. Uygulama sonrasında aşırı fiziksel aktivitelerden ve mimik kullanımından sakınmak gerekir. Yatarken sırt üstü uzanılmalı ve güneşten korunmaya özen gösterilmelidir. Bir süreliğine hamam, havuz ve sauna gibi sıcak, nemli ve buharlı ortamlardan uzak durmak gerekir.
Dolgu Uygulamaları Ameliyat Gerektirir Mi?
Hyalüronik asit bazlı dolgu enjeksiyonu cerrahi bir girişim gerektirmez. Klinik koşullar altında 15-20 dakika içerisinde tamamlanabilen hızlı ve konforlu bir uygulamadır. Yağ enjeksiyonu ile dolgu uygulanacaksa yağ alma işlemi için anestezi ve ameliyathane koşullarına gereksinim duyulabilir.
Dolgu İle Diğer Cilt Yenileme Yöntemleri Bir Arada Kullanılabilir Mi?
Evet dolgu tedavisi lazerli tedaviler ve PRP işlemleri ile birlikte kombine şekilde uygulanabilir. Ancak dolgu tedavisi ısı veren tedavilerden sonra uygulanmalıdır. Zira ısı dolgunun etkisinin azalmasına neden olabilir. Bu işlemlerin sıralaması büyük önem taşır.
Dolgu Uygulamaları Fiyatları
Dolgu tedavisi fiyatları çok sayıda faktöre göre değişir. Dolgu türü, uygulanacak bölge, dolgu malzemesinin dozajı, tedaviyi gerçekleştirecek doktorun uzmanlık ve tecrübesi, kliniğin teknolojik donanımı ve ek hizmetler fiyatları etkiler. Dolgu tedavisi fiyatları hakkında güncel ve net bilgi almak için İstanbul’da hastalarına hizmet veren Medikal Estetik Doktoru Dr. Lida Çiteli ile iletişime geçebilirsiniz.
Dolgu Tedavisi Hizmeti Verdiğimiz İller
Medikal Estetik Uzmanı Dr. Lida Çiteli İstanbul merkezli kliniğinde Türkiye’nin ve dünyanın çeşitli yerlerinden gelen hastalarına ve danışanlarına da dolgu tedavisi hizmeti vermektedir.